Kapat

Beğenmenin, Hoşlanmanın, Aşık Olmanın, Sevmenin Tanımı

Beğenmenin, Hoşlanmanın, Aşık Olmanın, Sevmenin Tanımı

Merhaba ; Arkadaşlar bugün sizlere – Beğenmenin, Hoşlanmanın, Aşık Olmanın ve son olarak da Sevmenin ne olduğunu açıklayacağız.

Makaleyi anlatmaya başlamadan önce size ufak bir tüyo vereceğiz, bu tüyo anlatacağımız makalenin tamamen ana kavramını tanımlayacaktır. Beğenme, Hoşlanma, Aşık Olma ve Sevmek birbiriyle ardışık olmasıyla beraber birbirine zincirleme olarak devam edebilmesidir. Bunu anlayabilmeniz için yapabilmeniz gereken sadece makalemizi okumanızdır. Öyleyse beğenmeyi açıklayarak devam edelim.

Beğenmek = İlk görüşte birisi vardır ya ona baktığınızda yüzünüz masumca güler, yüzünüze bir gülümseme gelir, işte o aslında beğenmenin kısaca ve özce tanımıdır, böylece beğenmenin tanımını yapmış olduk. Bu şanslı kişi yoldan geçen biriside olabilir ( diyebilirsiniz ki o nasıl oluyor ? ) yoldan geçen herhangi birisini beğenemiyoruz muyuz ? elbette beğenebiliyoruz ve kendimizce veyahut da istemli yada istemsiz olarak her halükarda şu çocuk ne kadar yakışıklı, şu erkek, kadın ne kadar güzel demiyor muyuz? elbette diyebiliyoruz ve kafamızı ona çevirip bir kere bakmamız yeterli oluyor zaten. Kısaca beğenmek budur, ister yoldan geçen birisi, ister çevrenizde olan herhangi birisi. Pekala ben birisini beğendim daha sonra ne olacak derseniz yapmanız gereken sadece kalbinizi dinleyip ben acaba bu kişiyi beğendim mi? sorusunu kendimize sorup – cevabını alıp ve cevabınız olumlu ise o kişiyle tanışmaya başlamanızdır. Fakat şu ince ve önemli ayrıntıyı unutmamalıyız ki ( beğendiğiniz birisiyle tanışmak istediğinizde siz o kişiden ne hoşlanıyor veyahutta ne seviyorsunuz demektir. Kısaca beğenmek sadece kendisine özgün olan ve daha ötesi olmayan bir şeydir. Birisini beğendiğiniz zaman siz o kişiden ne hoşlanıyor olursunuz, nede seviyor olursunuz. O sebepten ötürü kimseye ön yargı kullanmayıp sadece düşüncelerimizi ve kalbimizi hareket ettirerek doğru karara varabiliriz. Böylece beğenmeyi açıklamış olduk sırada ( Hoşlanma ) vardır onu açıklayacağız.

Hoşlanma = Kısaca Beğenmekten sonra gelen 2. katman diyebiliriz. Hoşlanmanın aslı aslında bir nevi beğenmeye dayanmaktadır. Sizler diyebilirsiniz ki neden hoşlanmaya dayanıyor, biraz önce beğenmeyi anlattığımız üzere yoldan geçen herhangi birisini beğenebiliyoruz veyahutta çevremizden herhangi birisini beğenebiliyoruz işte bunun devamını sağlayabilmek için hoşlanabilmemiz gerekiyor. Beğendiğiniz birisinden hoşlanabilmeniz için zamanın geçmesi ve karşılıklı olarak birbirinizi tanımanızdan geçiyor. Genel olarak tüm Türk toplumu olarak hoşlanmayı ne kadar basitmiş gibi görse de hoşlanmanın rolü hiç de fena değildir. Çünkü birisinden gerçekten hoşlanabilmek zaman alan bir şeydir, çünkü gerçekten birisiyle beraber olmak istiyorsak onu iyice tanımamız gerekecektir. Sebebiyeti tamamen açık ve nettir, hoşlanmadan sonra gelen katmanın aşk olmasından dolayıdır, o sebepten ötürü beğenmeyi ve hoşlanmayı çok iyi değerlendirebilmemiz ve gerçekten bu iki katmanı çok iyi düşünerek hareket edebilmemiz gerekecektir. Bir ilişkinin temelini ve Aşkın temelini oluşturan bu iki katman ilişkinizin nasıl bir rol alacağını sizlere rahatlıkla ifade eder. Hoşlanma katmanında yapmanız gerekenler tamamen karşınızda ki kişiyi iyice tanımanız olacaktır, eğer karşınızda ki kişiyi gerçekten iyi tanırsanız, acele etmezseniz ilişki seviyeniz had safhada iyi olacaktır. İlişki yaşamadan ayrı bir zevk alıp, sanki birisiyle ilişki yaşıyormuşcasına hayallerinize kapılıp ilerleyeceksiniz. Kısaca bir ilişkinin başlangıcı beğenme ve hoşlanmadır bu beğen ve hoşlanmanın temelini ne kadar iyi atarsak ilişki düzeyimizde o kadar iyi olur.

Sizlere bir örnek vereceğiz; Çevremizde olan herhangi birisini beğendik – kendimize şu soruyu mutlaka ve mutlaka sormalıyız ( acaba ben bu kişiyi gerçekten beğendim mi ? ) ilişki demek basit bir şey değildir o sebepten ötürü kendinize şu soruları sorup kendinizden 0 emin bir şekilde olarak sorduğunuz soruları cevaplamalısınız.

1- Ben beğendiğim bu kişiyi mutlu edebileceğim mi ?
2- Ben bu kişiyi beğendikden sonra neler yapabilirim ?
3- Ben bu kişiyi beğendiğime inanıyormuyum ?
4- Ben bu kişiye gerçekten laik miyim ?
5- Ben bu kişiye değer verebileceğim mi ?
6- Bu kişiyle düşüncelerim uyuşmassa ne yapmalıyım ?

Bunları kendimizce cevaplandırıp, cevaplandırtıkdan sonra emin bir şekilde ilerleyip sadece 1 hafta düşünmeniz yeterli olucaktır. Bu zaman diliminde doğru karara vardığımıza kendimizce tanı koyup o doğrutular dahilinde ilerleyeceğiz. Fakat bu söylediklerimiz kişilerin karakterinden karakterine, düşüncelerinden düşüncelerine değişebilmektedir.

Soru: Peki ya siz bunların hepsini yaptıysanız son olarak o kişiyle konuşmanız kaldıysa ne olacak ? ve bunlara rağmen halen utanıyorsanız ne yapmanız gerecek ? işte çözümü, işte sorunun cevabı.

Cevap: Utanıyorsanız yapmanız gereken; ben yapamam, ben çirkinim deyip geçiştirmemenizdir. Biraz düşünün onca düşündüğünüz zamanı 1 kalemde silip atacakmısınız ?, onca kurduğunuz hayalleri bir kalemde silip atacakmısınız ? elbette hayır yapmanız gereken sadece ve sadece kendinize güvenmeniz olucaktır. Her şeyin başı güvendir burada’da olduğu gibi kendimize güveneceğiz. Kendimize güvendikden sonra kendimize inanacağız, bir şeyi başarmanın yarısı inanmaktan gelmektedir. Bakın o kişiye kavuşabilmek için P′lilik adımı geçtik. O kişiye kavuşabilmeniz için olgun ve düşünceli birisi olarak düşüncelerinizden emin birisi olarak utangaçlığınız cesaretliğinizden hep bir alt planda olup ilerliyoruz. Umarım olumlu bir cevap alırsınız, alamasanız bile kendinize güvendiniz, kendinize inandınız en önemliside belkide hayatınızda yapamadıklarınızı yaptınız. Bunlar gerek olsun mutluluk, gerek olsun üzüntü, gerek olsun özlemlik, gerek olsun hasretliktir.

Bizlerden sizlere bir tavsiye; Kendinizi zamanın akışına bırakın hiç bir şey için acele etmeyin her şey olumluysa zaten her şey kendiliğinden rayına oturur ve sessizce akmaya devam eder. Karşınızda ki kişiyle ne çok sık, ne çok az konuşma yapın kısacası ortasını bulup muhabbete koyulun. Karşınızda ki kişiyi tanıyabilecek sorular sorun ve karşınızda ki kişinin karakterini, düşünceleri çözüp ona göre hareket edin. Muhabbeti genel olarak yüz yüze yaparsanız birbirinize daha çok bağlanabileceğinizi ve birbirinize daha çok ısınabileceğinizi söyleyebiliriz, sebebiyeti şudur; zamanla birbirinizi çözdüğünüz için tamamen hiç bir şeyden sıkılmayıp sanki onunla buluştuğunuzda zamanın nasıl geçtiğini anlamamış olacaksınız. Böylece hoşlanmayıda açıklamış olduk, sırada Aşk var.

Şimdi ise Maneviyatın en önemli ve en çok değer verilenine gelelim. Aşkdan bahsetmek gerekirse aşk 3. katmandır buda bir nevi hoşlanmaya dayanmaktadır.

Aşk =
Sizlere şöyle bir not düşelim;
 İlişki yaşamak, ilişkiye hayatında yer vermek bir zincirlemeden ibarettir. Bu zincirleme Beğenmek, Hoşlanmak, Aşık Olmak, Sevmekten ibarettir. Bu zincirleme birbirine ardışık olarak gitmektedir, biz ise bu zincirlemenin 3. katmanındayız. Biz diğer Beğenme, Hoşlanma katmanında ne demiştik ?; Beğenmenin kökü kendimizizdir, Hoşlanmanın Kökü Beğenmemizdir, Aşkın kökü ise hoşlanmanın köküdür çünkü Hoşlanmada karşılıklı olarak muhabbet etmek isteyeceğiz, karşılıklı olarak gezmek isteyeceğiz, karşılıklı olarak bir şeyler yapmak isteyeceğiz işte bunların hepsi hoşlanmada yaşandığı gibi Aşkda’da yaşancaktır işte aşkın temel köküde bir nevi hoşlanmadır. Fakat aşkta yeni yeni duygular öğreniyoruz ve bu yeni yeni öğrendiğimiz duygular harekete geçiyor. Bunlar şunlardır; kıskançlık, özlemlik,benimseme, utangaçlık ve son olarakda tavır başlar, bunların hepsi genel olarak karşılıklı olacaktır. Aşk öyle bir şeydir ki sizlere istediğiniz veyahutta istemediğiniz zamanda öyle şeyler yaptırır ki o zaman sizlerin yapacağınız tek şey kendinizi izlemek olucaktır. Aşk yine öyle bir şeydir ki sizlere ilkleri yaşatır. Aşk yine öyle bir şeydir ki kanseri yenebilecek bir güçtedir fakat bir diğer unsur ise aşkın kanseri yenebildiği gibi üzüntününde bir insanı kanser yapabilecek bir güce sahip olduğunu atlamadan geçmeyelim. Bu yazılaırmız tamamen bilimsel olmakla beraber doğru bilgilerdir.

Sizlere üzüntünün nasıl birisini kanser yapabileceğini açıklayacağız; siz şimdi üzüntü birisini nasıl kanser yapabilir diyorsunuz ya, sizlere gerçek hayatta yaşanmış bir olayı anlatacağız.

Bildiğimiz kadarıyla kendisi çok mutlu değildi ve mutlu olamıyordu, eşi tarafından hep mutsuzluğa ve karanlığa sürüklenen bir bayan hep bir sebepler dahilinde o karanlığa her defasında 1′şer adım yaklaşıyordu. Bir insanın eziyet çekmesi, bir insanı mutlu edebilecek hiç bir şeyin olamaması, bir insanın hayatının düzenli olmayışı o kişinin hayattan soğuyabilmesi için yardımcı olabilecek etkenlerdir ve bir bayanı kanser yapabilecek güce sahip olduğunuda sizlere buradan söylemek isteriz. Kendisi son anda kanser olmaktan kurtultu fakat kanser olmadı belki ama ömrünün sonuna kadar ilaç kullanmaya mahkum bir insan oldu, sizce bu yeterli değilmidir ?, bu xx adlı bayan daha 28 yaşında onun önünde daha çok uzun zaman var işte arkadaşlar aşk böyle bir şey, aşk dediğiniz zaman olgun, iradeli düşünen, ufku geniş olan birisi gelmeli ki aklımıza bizi mutlu edebilsin, bize değer versin, bizi düşünsün. Aşkın tanımını yapmak gerekirse Aşk aslında herkesin bir hayal dünyasıdır çünkü kimisine göre aşk tanımlanamaz bir şeydir, kimisine göre tanımlanabilen bir şeydir. Biz açıklamaya kalkarsak; aşkı tanımlamaya kelimer yetmez çünkü aşkı tanımlamak için kelimeler, cümleler, sözler ne yazik ki yetmez. Eğer ki açıklamaya kalktığımızda her insanın düşünce farklılığından dolayı aşkı açıklamak milyonlarca sayfalık kelimeleri beraberinde getirir.Aşkı son olarak belirtmek istersek o devasa bir şeydir, o öyle bir şeydir ki mutluluk veren, değer verdirten, duygulanmayı sağlatan, ağlamamıza yardımcı olan, üzüntü çekmemize sebebiyet veren verdiği gibi yeri geldiğinde sevinç kaynağı gibi olağan üstü bir duygudur, herkes aşkı yaşayamaz, yaşatamaz. Sizlere şunu demeliyiz ki aşk = tecrübedir, tecrübe = bilgi ve yaşanmışlık demektir. Kısacası aşk böyle tuhaf, farklı bir duygudur ( hak edenlere tavsiye edebiliriz )… Sırada Sevgi vardır, sevgiye değineceğiz.

Sevgi= Sevgi gerçekten yaşanılabilecek bir şeydir, sevgi aşkdan sonra gelen son katmandır. Bir insanın sevgi katmanına gelebilmesi için gerçekten uğraşması gerekmektedir, zaman harcaması gerekmektir, uğraşması,çabalaması,inanması ve en önemliside güvenmesi gerekmektedir. Sevgi öyle bir şeydir ki anlatılması gerçekten güçlük gerektiren bir şey olmakla beraber tamamen Beğenmenin, Hoşlanmanın, Aşık olmanın kapsadığı en önemli katmandır. Sevgiye değinmeden bir önceki katmanlardan özet geçelim, Birisini beğendik tanımak ve tanımak istedik işte bu beğenmeye dayanan bir etki, Birisini tanımak istedik- tanıdık ve daha ötesi için uğraştık işte bu hoşlanmaya dayanan bir etki, Birisini tanıdınız, yeni yeni duygular öğrenmek istedik öğrendik ve belirli bir süre sonra aşk bitip yerini sevgi alıp bu sevgi anlaşabildiğin sürece devam etti. İşte biz sizlere bu kavramı tanıtmak için bir önceki katmanların tanımını yaptık; Kısacası aşkın belirli bir süre devam edip bitmesiyle yerini sevgiye dönüştüren son katman olan Sevgi katmanı anlaşabildiğiniz sürece devam eden bir sevgi olur. Bu sevgide kavga edebilirsiniz, tartışabilirsiniz, birbirinizi kırabilirsiniz, bu sevgide mutlu olabilirsiniz, bu sevgide üzülebilirsiniz açıkcası sevgi fevkalade olan bir şey. Sevgiyi yaşamak veyahutta yaşatmak gerçekten emek alan ve sabır gerektiren bir şey olduğunu sizlere söylemek isteriz. Sevginin yeri ve zamanı olmamakla beraber yeri geldiğinde çok mutlu olup, yeri geldiğinde ise çok mutsuz olabilirsin. Bir diğer önemli unsur sevgiyi sürdürmek istiyorsanız yeri geldiğinde hem mutlu, hemde mutsuz olabiliyorsanız ve sizler bunları göz önünde bulundurup, sizler bu sorumlulukları alabiliyorsanız işte siz gerçekten sevmenin ne olduğunu anlamış insanlar olmakla beraber gerçekten sevmeyi hak edebilecek kişilersinizdir. Kısacası sevgi böyle bir şeydir…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.