Kapat

Aldatılan Kadın Ne Yapmalı?

Aldatılan Kadın Ne Yapmalı?

Aldatılmak, hiç bir kadınının sindirebileceği durum değildir. Bu yüzden kadın veya erkek olarak ayrılmaması gerekir. Sonuçta aldatılan her kadının eşi veya sevgilisi, onu yine bir başka kadınla yapmış olur. Ama yine de toplum olarak, aldatılma hadisesi duyulduğunda akla bu işi bir erkeğin yaptığı gelir. Bu yüzden de bir erkek eğer eşini başkasıyla aldatmışsa, burada kadına bazı kararlar alması düşer. Bulunduğu durumda, alacağı kararlar da hiç kolay değildir.

Aldatılma Kaç Türlüdür?

Aldatılma ikiye ayrılır. Birincisi duygusal aldatılma şeklidir. Duygusal aldatılma; partnerin hayalinde bir başkasının olması ve sürekli eşini onunla kıyaslamasıdır. Bu durumda kadın kendisini güvenli bir konumda hissetmez. Eşinin kalbindeki yerden emin olamaz ve bir nevi aldatılmış hissini yaşar. İkinci kısım aldatılma ise; maddi aldatılmadır ki, bu herkes tarafından bilinen anlamdır. Böyle bir durumda kadının tamamen güveni yıkılır ve kendisini aşağılanmış olarak hissedebilir. Hâlbuki durum böyle değildir. Zira; aldatılanın değil, aldatanın kendisini suçlu ve kötü hissetmesi gerekir.

Aldatılan Kadın Affedebilir Mi?

Aldatılan hiçbir onurlu kadın partnerini affedemez. Çünkü verdiği emek ve duyduğu sevgi bile onun aldatılmaması için en geçerli sebeplerdir. Hiç bir kadın aldatılmayı hak etmez. Davranışları veya yaptıkları ne olursa olsun, eğer karşı taraf bundan rahatsız oluyorsa veya eşin kadına karşı sevgisi tükenmiş ve artık gönlü bir başkasına kaymışsa, bunu açık ve samimi bir şekilde söyleyerek ayrılmayı talep etmesi gerekir. Fakat erkek bunu seçmek yerine karısına ihaneti seçerse, burada tek suçlu kendisidir. Bahane ve sebepler asla kabul edilemez. Bu yüzden de kadın hala onunla yaşamayı tercih etse de gönlü aslında hiç bir zaman affetmez.

Aldatılan Kadınlar Sonuç Olarak Ne Yapar?

Her aldatılan kadının önünde iki tercih vardır. Genelde kadınlar aldatılınca bu iki seçenekten birisini yapar. Birincisi; eşinden boşanmak veya sevgilisinden ayrılmaktır. Çünkü kadın haklı olarak bu durumu kabullenemez ve ne olursa olsun eşine hak vermez. Onunla olup her gün rahatsız olmak ve huzursuz olmak yerine onu terk etmeyi seçer. İkinci yapılan tercih ise; beraber yaşamaya devam etmektir. Belki kadının başka seçeneği olmadığı için ve mecbur için durum bu şekilde olur. Fakat yinede kadın beraber yaşamaya her sebepten dolayı devam etse de, eşini asla affetmez ve güvenmez. Her eve geç gelişinde şüphelenir ve her yatağa girdiğinde aklına gelir. Eşini affetmediği için içindeki nefret ve kızgınlıkla huzursuz yaşamaya devam eder.

İlginizi Çekebilecek İçerik

Aldatan Erkeklere Kapak Eden Sözler

Kadının Sonuç Olarak Ne Yapması Gerekir?

Aldatılan kadınlar için yapacağı iki tercih olsa da, aslında bu durum aldatılmanın şekline göre değişebilir. Eğer kadın manevi aldatılma yaşıyorsa yani eşi tarafından sürekli başkası ile kıyaslanıyor ve başkaları örnek gösteriliyorsa bu durumu ciddi bir şekilde eşiyle konuşarak rahatsızlığını ve işin önemi anlatmalıdır. Fakat eğer ikinci aldatılma şeklini yaşamışsa bu durumda da kadının anlayışına ve haline göre yol izlemesi en doğru kararı vermesine yardımcı olacaktır. Kadın affederek yoluna devam edecek ve huzurla sevgi dolu yaşamaya, eşine güven duymaya devam edebileceğini düşünüyorsa birlikteliğini sürdürebilir. Fakat kadın eğer bunun sonucunda kin ve öfkeyle hatta kırgınlıkla doldu ise, bundan sonra hiçbir şey onun için eskisi gibi olmayacaksa bu noktada eşinden ayrılması daha doğru bir tercih olacaktır. Aksi halde hayatı hem kendisi hem de eşi için ve hatta varsa çocukları için de zindan etmiş olur. Bu yüzden affedecek kadar gönlü genişse devam etmesi, değilse işi sonlandırması en doğrusudur. Tüm bu karmaşayı tek başına omuzlaması ve bir ömür içinde hissedeceği ağır bir yük olacağını unutmaması gerekmektedir. Hayatın inişli çıkışlı yollarında herkesin sınavı farklıdır. Eğer ki iş içinden çıkılmaz bir yola doğru sürükleniyorsa psikolojik destek alınmalı ev ve evlilik bilinçli bir şekilde hane üyelerinin en az zarar göreceği boyutta sonlandırmaya gidilmelidir. Günümüzde kadın cinayetleri ve huzursuz evliliklerin bu denli yüksek olmasında tahammül sınırları aşmış eşlerin ilişkilerinde keskin ve psikolojik destekten yoksun anlık fevri duyguları ile yola çıkmalarından kaynaklandığına şahit oluyoruz. Evlilik kurumsal bir kurumdur. Başlangıçta tam düşünülmeden kurulmuş yuvaların mutsuz eşleri ve ortada kalmış çaresiz çocukları geride bıraktığını hatta ileri boyutunda facia ile sonuçlandığını tüm mecralardan duyarak yaşamış bulunuyoruz. Bunların hepsini göze alarak ruhunda hastalandığını tıpkı bedenimiz gibi onunda tedaviye ihtiyaç duyduğunu, psikolog ile hastaneye gitmenin aynı şey olduğunun farkına vararak hayatımızın tüm evrelerinde ruh sağlığımıza da önem vermemiz gerektiğini unutmayalım…..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.