Kapat

Ateş İle İlgili Sözler

Ateş İle İlgili Sözler

Sayfamızda ateş ile ilgili sözler ve ateş sözleri yer almaktadır. Zaman çok çabuk geçiyor,bir rüya gibi,şimdi bile geçmişimi düşündüğümde ne çabuk geçti diyorum en zor günlerim bile ve biliyorum yıllar sonra tekrar geri baktığımda bir rüya gibi geçip gitmiş olacak zaman. Zaman ile mücadele edemedik,bir çocuk olarak kalmak isterdik belki ama seçeneğimiz yoktu,tek seçenek büyümekti, istemesek de büyümeye zorlandı bizi zaman.bu yolda geri adım atamadık,adımları ileri attık sürekli,ne hızlı ne yavaş herkes gibi geçti bizimde ömrümüz. Çocuklar,onlar neyi yapamayacaklarını bilmezler,hayallerinde sınırlar yoktur,ama bak birde bana ben biliyorum,zaman hayallerine sınır koymayı da öğretiyor insana, bir martı gibi süzülürken gökyüzünde,kanadı kırılmış bir kuş gibi yere çakılmayı da öğretiyor insana Artık eski mutluluğum yok,coşkumu elimden aldın ama biliyor musun, sana rağmen içimde hala küçük bir çocuk yaşıyor,her şeyin rengi değişiyor sanki bulutların üzerinde dolaşıyorum fakat aynaya her baktığımda senin yolunda buluyorum kendimi,yapamayacaklarımı hatırlıyorum,bulutların üzerinden düşüyorum.Bir kafesteyim ama biliyorum içimdeki çocuk o sana rağmen hep kafesin dışında kalacak,değişen hayata karşı,o da senin gibi değişmeden kalacak ve yapamayacaklarımı bildiğim hayallerim zincire vurulmadan özgürce yaşayacak.

Ateş İle İlgili Anlamlı Sözler

Aşk buzlu denizde ateşten gemidir.

Cehennem ateşi yoktur, her insan ateşini yanında götürür.

Haset, ateş nasıl odunu yer yutarsa iyilikleri yer yutar, mahveder.

Kül kadar etkisi olmayan insanların, kendilerini ateş sanması ne garip…

Altın ateşle, kadın altınla, erkek kadınla imtihan edilir.

Secdede huzur bulmak varken, ateşin dehşetli kucağına düşmek akıl karı değil.

Çocuk, doldurulacak bir vazo değil tutuşturulacak bir ateştir.

Gözlerindeymiş ateş de su da, bu hikaye kısaymış. Noktasızmış ama kısaymış, ama bitmiş. Noktasız.

Sabır, hastalıkta Eyüp, hasrette Yakup, zindanda Yusuf, ateşte İbrahim olmaktır.

Duyduğu ateşi tarif edebilen, yeterince yanmıyor demektir. – İskender Pala

Aşk acısı çekenlere sarılmak isteyen, ateşe dayanıklı olmalı.

Cehennem dediğin yerde dal ve odun yoktur, herkes ateşini kendi götürür. – Pir Sultan Abdal

Ne gönlümün derdini sor bana, ne sararan yüzümü sor bana, ne içimin ateşini sor bana, gel gözünle gör, gel artık. – Hz. Mevlana

Elimde olsa Cenneti ateşe verir, cehennemi de bir kova suyla söndürürüm ki, geriye aşk baki kalsın. – Şems-i Tebrizi

Eğer aşığın canı tutuşursa, bu alemi ateşe verir ve bu köksüz evreni zerreler gibi dağıtır. Gökyüzünü yarar o ateş, dünya karışır ve bu sevinç hüzne dönüşür. – Hz. Mevlana

Bir kere sevdaya tutulmaya gör; ateşlerde yandığının resmidir. – Cahit Sıtkı Tarancı

Aşk yanmak içindir, yanmadıktan sonra aşk neye yarar ki!

Öfkenin ateşi önce sahibini yakar, sonra kıvılcımı düşmanına ya varır ya varmaz. – Sadi Şirazi

Aşıkların gönüllerinin yanışıyla gözyaşları olmasaydı, dünyada su da olmazdı, ateş de. – Hz. Mevlana

Sevdiğini mertçe seven kişi, pervane gibi özler ateşi. Sevip de yanmaktan korkanın masal anlatmaktır bütün işi. – Ömer Hayyam

Benim sevdam ateş, senin sevdan su…

Kalp mi insana sev diyen yoksa yalnızlık mı körükleyen? Sahi nedir sevmek; bir muma ateş olmak mı, yoksa yanan ateşe dokunmak mı? – Şems-i Tebrizi

Saçlarını okşayarak uyumak vardı şimdi, şömine aleviyle ısınmış bir odada…

Ateşi söndürüp koru bırakmak, engereği öldürüp yavrusunu alıkoymak, akıllıların işi değildir. – Şeyh Sadi

İçimde bir ateş alev alev yanar, beni yakar…

Kıvılcımı söndürmeyen, ateşi zapt edemez. – Tolstoy

Duman, alev olamayan ateş ögesidir. Tütmek, yanamamaktır.

Ateşe hakiki bir çay koyalım. Şehri unutanlardan olalım. – Cahit Zarifoğlu

Siyah ve beyaz bir araya gelince gri olur. Ateş ve Su bir araya gelince ise yok olur, buhar olur.

Görmezden geliyorsun hep. Gözlerini çekme benden. Sabıkalı bir namlu gibi doğrult yarama ve ateşle. Sadece sen kanat ömrümü, sen acıt. Ve sen sar yine yalnızlığımı…

Ateş ve su gibiydik, hangimiz ağır basarsak diğerinin zararınaydı…

Cehennemde yanan ruhani bedenlerin çığlıkları, bizim günahlarımıza ninniler söylüyor sevgilim. Uyatacaklar bizi yanan ateşin kor göğsünde…

Elindeki bir bardak suyu içti ve “ateş çok güçlüyse su söndürmüyor” dedi…

Arkadaş ateş gibidir, azı nimet çoğu felakettir.

Suya bıraksam hislerimi, çöle çevirirdi her yeri. İçimdeki ateşin bazısı korku, bazısı acının eseri. Düşünmekten bir hal olup yansa da insan, silemiyor bi anda istediği her şeyi…

Aşk ateşe, mesafe rüzgara benzer. Eğer küçükse ateş; rüzgar onu kolay söndürür. Şayet büyükse; büyütür de büyütür. – Hz. Mevlana

Nedamet ateşiyle dolu bir gönülle, nemli gözlerle tövbe et ! Zira çiçekler güneşli ve ıslak yerlerde açarlar. – Hz. Mevlana

Ölen bedendir, ruh değil. Sönen küllerdir, ateş değil. Gülümseyen gözlerdir, gamzeler değil. Sevilen yürektir, beden değil.

Şimdi seninle yaşanan günleri ateşe veriyorum. Beni güzel hatırla, gidiyorum…

Dıştaki ateş suyla söner. Şehvet ateşi parladıkça parlar; adamın yüzünün suyunu yerlere döker. – Hz. Mevlana

Sevmek sevdiği için kendini ateşe atmaktı eskiden. Şimdi; sevdiğini ateşe atıp üzerinden atlamak olmuş.

Kim daha güzelse kıskançlığı daha fazla olur. Kıskançlık ateşten meydana gelir. – Hz. Mevlana

Mum olmak kolay değildir. Işık saçmak için önce yanmak gerek. – Hz. Mevlana

Gizli yanan ateşin közü olmaz. Gül dikeni hor görse de diken güle batmaz. Mekanlar ayrı olsa da “gerçek dost” asla unutmaz.

Ateşleri yandıran. Bana bir türkü söyle. Yüreğimi andıran. Bana bir türkü söyle. Notayı utandıran.

Kimine göre ateştim cayır cayır yanan, kimine göre bir yıldız hep parlayan, kimi çiçeğe benzetirdi hiç solmayan, ama ben senin için şu olmak isterdim. Hep muhtaç olunan.

İnsanı ateş değil, kendi gafleti yakar; Herkeste kusur görür, kendisine kör bakar. Neye nasıl bakarsan, o sana öyle bakar. – Hz. Mevlana

Allah için ateşe atılmak vardır. Lakin ateşe atılmadan önce kendinde İbrahimlik olup olmadığını araştır. Çünkü ateş seni değil, İbrahimleri tanır ve yakmaz. – Hz. Mevlana

Ben kimsenin canını yakmadım. Onlar benim ateş olduğumu bile bile geldiler.

Sevmek, defalarca aynı ateşe yürümek. Büyümek, kayıpların üstünde yükselmek. İnanmak, kırık kanatlarla uçurumdan atlamak. Savaşmak, kendi silahınla kendine vurulmak…

Okyanus cayır cayır yanıyor, hissediyor musun balık?

Bir yürek ki yanmaz, yürek denir mi ona. Sevmek haram yüreğinde ateş olmayana. Bir günü sevgisiz geçirdinse yazık. En boş geçen günün o gündür inan bana.

Ey aşık! Hani özlem çekiyorsun ya sevgiliye. Bil ki sevgilidendir özlemin özü. Odur asıl sana özlem duyan. Çünkü o tutuşturmayınca alevi, kimsede olmaz ateş. ve aşk ateşi önce sevilene, ondan sonra sevene düşer. – Hz. Mevlana

Güneşin buz tuttuğu yerde bir alev görürsen, Bil ki o yalnız senin için yanan kalbimdir.

Uzakta olsan da yanımda olmalısın daima; unutma gerçek aşk sevdiğini anınca yanmak, yandıkça sevdireni anmaktır. – Hz. Mevlana

Su serptim ateş sönsün diye. Serptiğim su da yandı, diyemedim. – Şükrü Erbaş

Kıskançlık ateşten meydana gelir. – Hz. Mevlana

Senin ateşinde kimler yanar bilmem ama benim denizimde senin gemin battı. – Cemal Süreya

Ateşin olduğu yerden nasıl dumanlar çıkarsa, bir gönüle aşk şimşeği düşünce, artık o gönülde bir başka gönül kesilir. – Hz. Mevlana

Ateşine dayanabileceğin kadar günah işle.

Herkesin cehennemi farklıdır. Sadece alev ve acıdan oluşmaz. Asıl cehennem, yolunda gitmeyen hayatındır…

Benimle yanmayacaksan yaklaşma ateşime, ya söndür ya da birlikte kül olalım.

Rüzgar ateş için neyse, ayrılık da aşk için odur; küçük bir aşkı söndürür, büyük bir aşkı daha da güçlendirir. – Hz. Mevlana

Sevmek kuru odunlar gibi sessiz sakin yanmaktır. – Hz. Mevlana

Ateşten Bir Kalbim, Buzdan Bir Ülkem, Tuzdan Bir Evim, Şekerden Bir Sevgilim Vardı. Sonra Ne Mi Oldu? Sadece Yağmur Yağdı…

Sen dardaysan ben zordayım, sen ateşteysen ben kordayım. Bir gün bu dünyadan göçüp gidersen, bilki senden önce ordayım!

Su, hiçbir zaman ateşten korkmaz. – Hz. Mevlana

Beni bana emanet ettiğin gibiyim. Ne gözlerime göz değdi, ne yüreğime ateş. Seni acılarımın içinde canım gibi saklıyorum…

Sonra dedim bitmiş bir izmarit bile yanan bir sigarayla alev alabiliyor, ben seni görünce nasıl tutuşmam…

Göğüsüme çöken bir yorgunluk var. Yaşam ağırısı falan değil bu, sanki damlaya damlaya bir çukur oluşuyor içimde ama damlalar su değil, ateş.

Adaletsiz koca dünya yine olan bana oldu, aşk ateşi, yar acısı dönüp durup beni vurdu!

Ateşim sen ol yanması benden, kaderim sen ol çekmesi benden, kurşunum sen ol sıkması benden, Azrailim sen ol ölmesi benden…

Daha sen silahı eline almadan aklın kalbine ateş etmiş, vurulmuşsun. Çünkü hayatınla hayallerin arasında gidip gelmekten yorulmuşsun.

Sanmayın ki nargilenin ateşidir tutuşturan tütünü. Tüten hülyalı bir ömür, ateş gönlün ateşi, duman aradan geçen yıllardır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.