Kapat

Aşk Acısı Sözleri

Aşk Acısı Sözleri

Hangimiz aşk acısı çekmemiştir ki şu yalan dünyada? Seviyorum deyip çekip gidenler, seviyorum deyip ayrılmak isteyenler olmadı mı hiç hayatınızda? Elbette olmuştur ve biz aşk acısı çekenler için güzel sözler hazırladık. Anlamlı aşk acısı sözleri bu sayfamızda yer alıyor. İçinizdeki acıyı biraz olsun boşaltmak için yorum kısmında içinizi dökebilir yayınladığımız sözleri istediğiniz gibi paylaşabilirsiniz.

Anlamlı Aşk Acısı Sözleri

Mutluluğun resmini çizemem ama acını heykelini bile dikerim.

Sevmekten korkmaya başladığın an yalnızlığa aşık oluyorsun.

Tekrarı yoktur bazı şeylerin. Hayat gibi, aşk gibi, ömür gibi…

Olacak gibi değildi, olmadı da zaten.

Sevdiğini söylemeyip çekinirsen, onu başkasının kollarında izlemeye mahkumsundur…

Görmeden seni isteyen gönlüm, görünce nasıl dayansın.

Bisiklet sürmek gibidir aşk, düşe kalka öğrenirsin. Öğrendiğinde denediğin ilk şey “ellerini” bırakmak olur.

Çok zor yürek yanarken nasip deyip susmak…

Herkes güzel bir hikâyenin konusu olabilir ama bu mutlu olacağı anlamına gelmez.

Artık herhangi bir hayale kucak açamayacak kadar yorgunum.

Şimdi bu yorgun ve yalnız gecede hesap soruyorum yüreğime. Boyundan büyük sevmek senin neyine…

Toprak, sevdiklerimizi aldığı için mi böyle güzel kokar?

Sevdiklerinizi incitmeyin. Çünkü onları bir gün incitmek için bile bulamayabilirsiniz.

Belki yağmura gerek kalmazdı insanlar bu kadar kirli olmasaydı.

Bana son sözlerinde vurdun gittin, sen beni sevmemişsin sadece bana acı çektirmeyi sevmişsin.

Ya gitmesini bil, ya da bitirmesini. Öyle yaralı bırakma!

Hani derler ya; insan hiç sevdiğine kırılır mı? Aslında insan en çok sevdiğine kırılır.

Bu saatten sonra sende fırtına bile kopsa, bende yaprak oynamaz.

Duruyorsam sebebi var. Susuyorsam nedeni var. Herkes rahat olsun her şeyin bir zamanı var.

Kalp dediğin atıyor zaten, marifet ritmi değiştirebilende.

Özledim diyorsun mektubunda. Sadece kuru bir özledim mi yazdı yanık yüreğin.

Ağlama! Dik dur yüreğim. Git ve de ki; özledik, ama daha ölmedik.

Öyle güzel gülüyor ki, resmen gel bana aşık ol ben de senin hayatını alt üst edeyim der gibi.

Buyur buradan yak dediğimde, kastettiğim canım değildi.

Beni mutlu edemedin deme sakın! Adım gibi eminim, gönlünü iyi eğlendirdim!

Uğrunda ölmedim! Uğrunda ölünecek sandığım biri için yaşadım hep.

Kar taneleri gibi yaşıyoruz şu sıra. Birbirimize değmeden. Ayrı ayrı eriyerek…

Bunca kalp kırıklıklarına rağmen küçüklüğümde yaptığım gibi rüzgârı arkama alıp; bağırmak istiyorum hayata: Acımadı ki…

Allah herkesi sevdiğine kavuştursun duasına amin diyemeyen insanlarız biz. Beni sana kavuşturması tamam da, seni ona kavuşturması sıkıntı.

Bazı duyguları yazamazsın. Anlatamazsın. Çünkü tefsiri ancak his ile mümkündür. Bu yüzden sadece yaşarsın.

Bir gül olmak isterdim! Neden mi? Beni koparıp kokladığında vücudunun derinliklerine girip bir daha oradan çıkmamak için?

Çocuk olsam yeniden… Bir tek düştüğüm için acısa içim ve kalbim; çok koştuğum zaman çarpsa sadece.

Varlığınla başlayan bir günün yokçuluğunla bitmesine alışamadım aklımda olduğunun yarısı kadar yanımda olsaydın hiç sensiz kalmazdım.

Sonra düşündüm; beni kazanmaktan çok kaybetmeye meyilli bir adamı, varlığımla rahatsız etmemeliydim. Ben de gittim.

Öyle birini seveceksin ki, yüreğinden kimse ayıramayacak. Ve öyle birini seveceksin ki, seni gözleriyle bile aldatmayacak.

Yürek söz vermişse dönülmez. Yâre gönül vermişse inkâr edilmez. Bizde yürek zedelenir ama sevgiliye ihanet edilmez.

Ben ki onun saçının teline zarar gelse dünyaları yakardım ama artık gördüğümde kafamı eğiyorum. Bu da çok zoruma gidiyor.

Birisini unutmak zorundaysanız, bunu sindire sindire yapın. Çünkü aklın zamansız öldürdükleri, yürekte amansız dirilir.

Ben gittiğin o gece ölmedim ya
Bu gece hiç ölmem
Yok yok ecelimi bildiğimden değil sadece
O geceyi çok iyi bildiğimden..

Adını bulutlara,yazdım… Bulutlar baktı ,güldü… Ben ağladım,gün boyu.Adını yıdızlara,yazdım… Yıldızlar,durdu, düşündü… Olmaz,olamaz, dedi.Adını nehirlere, yazdım… Aktı gitti,uzaklara…nehirler… Yalnız kaldım, ben… Adını kar tanelerine, yazdım.. Herkes, okudu… Eridi kar tanelleri..bitti.Adını kaysı çiçeklerine, yazdım… Beyaz,al, turuncu… Kaysılar gelin, gitti. Adını güllere, yazdım… Güller açtı ve soldu… Ne ,renk, ne, koku kaldı.Adını,ateşlere, yazdım… Ateşler yandı, bitti… Kül,kaldı. Adını,yüreğime,yazdım… Yüreğimin ,baş köşesine… Hiç silinmedi,öyle kaldı..

Tamam mesafeLer ‘ AşK’ a enqeL deqiL
Ama ben burada aqLasam senin yanakLarın
IsLanır mı orada..

Ne zaman düşsem ve uzatsam elimi,
Hep bir boşluk doldurdu avuçlarımı.
Ve hayat alaycı bir gülümseme ile fısıldadı kulağıma;
– Kendi başının çaresine kendin bak yine dostum,
Kimseden hayır yok sana.

Sevmedigin,hatta nefret ettigin varya..! Senden gittigi geetmenin derin huznu saracak tum bedenini. Zaten sevmiyordum., Giderse gitsin.,demeyecek icin., Aklini firarla carpip,kalbin yerinfen firlayacakmis gibi cikacak sonuc.. sevmedigine.,sevgilerin kanat carpacak yureginde,kimbilir. Beni nasil terkeder diyeceksin., Maglubiyet hirsi atarken sah damarinda. Kaybettigeinin acisi bir yumruk gibi oturacak yüreğin

Ağır, bulanık, acımasız yokluğun
Yokluğuna sebep bendeki varlığın…
Bir hüznü bir diğerine düğümlerken boğazımda, kıyamam seni unutmaya..
Ve zarifleşir tüm acılarım.

Çocukken bir tek ince hastalıktan ölünür sanırdım.
Dilini ve yönlerini bilmediğim bir ülkede
Metroların rüzgârında anladım
Hasretten de ölünebileceğini.
Ve gördüğüm her boş alana
Eksiksiz çizebileceğimi özlediğim her bir şeyi
Beni yabancı sayarken aslında bana yabancıların
Yüzlerinde tanıdım kendimle bir başıma kalmayı
Çocukken bir tek ince hastalıktan ölünür sanırdım.
Hasretten de ölünürmüş anladım…
İCLAL AYDIN

Ve sonra susmayi öğrendik
hep bir ağız…
Dilim ,
Ruhum ,
Ve kalbim

“Kalbinizde olup da hiç kimseye anlatamadığınız, dile getirilmesi imkansız bir şey var ya; İşte Allah onu biliyor, üzülmeyin.”

İnsan uğruna emek harcadığı şeyi sever ve insan sevdiği şey için emek harcar.
Erich Fromm

Yenilikler, ancak onlar için yer açtığınız zaman yaşantınıza girebilirler..”
Marlo Morgan

Gece yine hüzünle demini almış. Sen gidince dert demledim kendime. Ama kaç şeker attıysam tatlanmadı bu hüzün.
Ömer Aslan

Tanıdığım her insan sayesinde her gün biraz daha yalnız kalıyorum..

Ruhumdaki düğümler fazlasıyla sıkı! Kimsenin onları çözecek kadar ince tırnakları yok.”

Bilsen, nasıl üşüyorum
Al şu ellerimi ısıt biraz, yada al götür bu soğukları
Bu yağmurları,
Görmüyormusun, beni öldürecekler artık….

Bazen hiçbir şey olmamış gibi gülümseyerek yaşamaya devam edersin.. Biz buna pes etmek değil, olgunlaşmak diyoruz.”

Büyümemde, delirmemde, yalnızlığımda,
Emeği geçen herkesin gözlerinden öperim…
Özgür Bacaksız

Belki bugün değildi,
ama yarın senin günün olabilir…
Belki daha sonraki günler…
Belki de asla…
Umutsuzluğa kapılıp, küsme…
Beklenti içinde olup, üzülme…
Sadece güzel şeyler düşün…
Unutma, düşüncen değişirse,
Dünya değişir.

Derin ızdıraplar güçlü karakterler doğurur ,
karakterin heybetine baktığında
baştan aşağı yara izi doludur …Halil Cibran

Öyle yorgunum ki !
Naftalinleyip
Kışlıkların arasına kaldırasım var kendimi

Durulduğu zamanlar olur insanın,
Yorulduğu zamanlar olduğu gibi.
Ama ömür götüren, kırıldığı zamanlarıdır

Efkârın aşılmaz, yalnızlığın kaçınılmaz olduğu vakitler…
– Cahit Zarifoğlu

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.