Kapat

Sperm Testi Değerlendirmesi Nasıl Yapılır?

Sperm Testi Değerlendirmesi Nasıl Yapılır?

Bir insanın doğurganlık potansiyelini değerlendirmenin temel yolu, bir Sperm Testi Değerlendirmesi yapmaktır.

Sperm analizinde incelenen birkaç faktör vardır. İlki numunedeki sperm konsantrasyonunun bir ölçütü olan sperm sayısıdır. Ortalama sperm sayısı yaklaşık 60 milyon / mililitredir, ancak sayım 15 milyon / ml’den az olmadıkça anormal olarak kabul edilmez. Sperm hareketi de buna bağlı olarak değerlendirilir.

Numunedeki spermlerin en az %40’ı hareket etmelidir. Motilite ayrıca, numunedeki sperm ilerlemesine dayanılarak derecelendirilebilir. Şeklin yalnızca spermin hareketliliğini değil, aynı zamanda spermin yumurta bağlama ve dölleme yeteneğini de etkilemesi açısından sperm şekli önemlidir. Şekil örneklemde morfoloji olarak adlandırılır. Şekli değerlendirirken hem spermin başı hem de kuyruğu incelenir. %4 veya daha fazla numunenin normal şekli varsa, numune normal kabul edilir. Parametreler yüzdeler ve konsantrasyonlar olarak rapor edildiğinden, bu parametrelerin her birini bir arada değerlendirmek önemlidir. Dolayısıyla, toplam sayım çok yüksek olursa, düşük motilite yüzdesi önemli olmayabilir. Numune hacmi de ölçülecektir. Eğer hacim 1,5 ml’den düşükse seminal veziküllerin kısmen veya tamamen tıkanık olduğunu gösterebilir. Bu ortamda olası bir tıkanıklık için bir değerlendirme yapılmalıdır.

Semen analizi örnekleri aydan aya, hatta haftadan haftaya değişebilir. Bu nedenle, ilk örnek anormal ise tekrar kontrol etmeniz önemlidir. Sperm gelişmesi yaklaşık 72 gün alır. Bu nedenle, bir erkeğin anormal bir semen analizinden birkaç ay önce bir hastalık veya yaralanma geçirdiğini göz önüne almak önemlidir, çünkü bu faktörler normal spermlerin geçici olarak üretilmemesine yol açabilir.

Kısırlığın % 20’si erkek faktörlerinden kaynaklanmaktadır. Bazı erkekler için, kısırlığın nedeni genetik olabilmesine rağmen, bir erkeğin anormal bir sperm üretimine sahip olmasının başka sebepleri olabilir. Bu da geçici ve düzeltilebilir bir sorun olabilir. İnsanlar testislerdeki damarın genişlemesi olan ve varikosel denilen, sperm üretimini olumsuz yönde etkileyebilecek bir şeye sahip olabilirler. Varikosellerin cerrahi tedavisi spermde düzelme gerçekleşebilir ancak sonuçların görülmesi bazen birkaç ay sürer. Bu nedenle, eğer kadın zamanla doğumla ilgili doğurganlık sorunlarıyla karşı karşıya kalırsa, bu cerrahiye başvurmak anlamlı olmayabilir. Bununla birlikte, cerrahinin olumlu potansiyeli nedeniyle, bu seçenek hem doğum doktoru hem de üroloji uzmanı tarafından tartışılmalıdır.

İlaçlar ve anabolik steroidler, sperm sayısının geri döndürülebilir bir şekilde azalmasına neden olabilir. Bazı yüksek tansiyon ilaçları, anti-depresanlar ve saç dökülmesi ilaçları da dahil olmak üzere çeşitli ilaçlar doğurganlığı olumsuz yönde etkileyebilir. Jakuziler gibi çevresel ısı kaynakları, sperm sayımlarında geri dönüşümlü azalmalara neden olabilir. Obezite bile sperm sayısını azaltabilir. Pek çok çevresel faktör erkek kısırlığını etkileyebilir. Bu faktörlerin bir kısmı günümüz toplumunda, endüstriyel kirleticiler ve endokrin bozucular gibi daha yaygın görülmektedir. Genel nüfusta sperm sayısının azaldığını ve bunun sebep olabileceğini gösteren çok sayıda makale bulunmaktadır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.